15 yaş altına sosyal medya yasağı geliyor! Yeşilay’dan yeni çağrı: Asıl riski açıkladı

Yeşilay, sosyal medya düzenlemesi kapsamında çocukların dijital dünyadaki risklerden korunması amacıyla getirilen yaş sınırının, güvenli tasarım standartları, bağımsız denetim, şeffaflık, mahremiyet güvenceleri ve etkili koruma mekanizmalarıyla desteklenmesi çağrısında bulundu.

27 Ağu 2026 - 15:45 YAYINLANMA
15 yaş altına sosyal medya yasağı geliyor! Yeşilay’dan yeni çağrı: Asıl riski açıkladı

Yeşilaydan yapılan açıklamada, Türkiye'de 1 Kasım itibarıyla yürürlüğe girecek düzenlemenin 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulmamasını, 15 yaşını dolduran çocuklara yaşlarına uygun ayrıştırılmış hizmetler geliştirilmesini ve ebeveyn denetim araçlarının güçlendirilmesini öngördüğü, düzenlemenin çocukların dijital ortamdaki güvenliği ve sağlıklı gelişimi açısından önemli bir başlangıç olarak görüldüğü belirtildi.

ASIL RİSK

Yeşilayın bağımlılıklarla mücadelenin yalnızca bireyin davranışını değiştirmekten ibaret olmadığını, bağımlılık riskini artıran çevresel koşulların, ticari uygulamaların ve ürün tasarımlarının da ele alınması gerektiğini savunduğu kaydedilen açıklamada, çocukların dijital dünyada karşı karşıya kaldığı riskin yalnızca fazla ekran süresi olmadığına, sonsuz kaydırma, otomatik oynatma, sürekli bildirimler, kişiselleştirilmiş öneri sistemleri, sosyal karşılaştırmayı güçlendiren etkileşim mekanizmaları ve kullanıcıyı mümkün olduğunca uzun süre çevrim içi tutmaya yönelik tasarımların çocukların dikkatini, uyku düzenini, sosyal ilişkilerini ve ruhsal iyilik halini olumsuz etkileyebildiğine dikkati çekildi.

EK TEDBİR ÇAĞRISI

Açıklamada, ABD'de Meta ile eyaletler arasında varılan ve mahkeme onayına sunulan uzlaşma çerçevesinde, genç hesapları için günlük kullanım sınırları, gece saatlerinde erişim kısıtlamaları, okul saatlerinde bildirimlerin azaltılması, yaş doğrulamanın güçlendirilmesi ve ebeveyn araçlarının geliştirilmesi gibi tedbirlerin gündeme gelmesinin, dijital platformların çocuklar için daha güvenli tasarlanması gereğini bir kez daha ortaya koyduğu ifade edildi.

Bu gelişmelerin açık bir gerçeği hatırlattığına işaret edilen açıklamada, çocuklar dijital dünyanın risklerinden korunmak isteniyorsa yalnızca çocuğun ne kadar süre sosyal medya kullandığına değil, sosyal medyanın çocuğu daha uzun süre kullanmaya teşvik edecek şekilde nasıl tasarlandığına da bakılması gerektiğine dikkati çekildi.

ÇOCUK VE GENÇ HESAPLARINDA GÜNLÜK KULLANIM SÜRESİ VE GECE SAATLERİNDE ERİŞİM KISITLANMALI

İlgili kamu kurumlarının, teknoloji şirketlerinin, akademinin ve sivil toplumun somut, ölçülebilir ve denetlenebilir adımlar atmaya çağrıldığı açıklamada, "Çocuk ve genç hesaplarında günlük kullanım sürelerini sınırlayan, yaşa göre kademelendirilmiş ve varsayılan olarak etkinleştirilmiş koruma mekanizmaları oluşturulmalıdır. Çocuk hesaplarında gece saatlerinde sosyal medya erişimi ve özellikle yüksek etkileşim üreten içerik akışları sınırlandırılmalıdır. Okul saatlerinde çocuklara yönelik bildirimler varsayılan olarak susturulmalı, eğitim ortamını kesintiye uğratan tasarım uygulamaları engellenmelidir." önerilerinde bulunuldu.

Açıklamada, şu çağrılara da yer verildi: "Sonsuz kaydırma, otomatik oynatma ve aralıksız içerik akışı gibi kesintisiz tüketime yönelten özellikler çocuk hesaplarında varsayılan olarak kapatılmalı veya sıkı biçimde sınırlandırılmalıdır. Çocuklara sunulan algoritmik öneri sistemleri, etkileşim ve kullanım süresini artırma hedefiyle değil, güvenlik, gelişim, yaşa uygunluk ve dijital iyilik hali ilkeleriyle tasarlanmalıdır. Belirli sürelerle kesintisiz kullanım sonrasında yalnızca uyarı veren değil, kullanıcıyı gerçekten ara vermeye yönlendiren etkili mola mekanizmaları geliştirilmelidir. Çocuk hesaplarında siber zorbalık, cinsel istismar ve istismar amaçlı iletişim, kendine zarar verme, yeme bozukluğu, şiddet, nefret söylemi, yasa dışı bahis ve kumar, alkol-tütün-nikotin ürünleri ile uyuşturucu maddeleri özendiren içerikler daha güçlü biçimde önlenmelidir. Çocuklara kişiselleştirilmiş reklam gösterimi sınırlandırılmalı, özellikle bağımlılık yapıcı ürünler, bahis-kumar uygulamaları ve yaşa uygun olmayan ticari içeriklerin çocuklara ulaşması engellenmelidir. Ebeveyn kontrol araçları yalnızca şeklen sunulmamalı, sade, erişilebilir, ücretsiz, anlaşılır ve gerçekten etkili biçimde tasarlanmalıdır. Çocuklar için geliştirilen ayrıştırılmış dijital hizmetler, yalnızca daha sınırlı değil, aynı zamanda güvenli, erişilebilir, kapsayıcı, yaşa uygun ve gelişimi destekleyici olmalıdır."

"ÇOCUKLAR DİJİTAL GELECEKLERİNE İLİŞKİN SÖZ HAKKI BULUNAN HAK SAHİPLERİDİR"

Bu tedbirlerin yalnızca platformların gönüllü tercihlerine bırakılmasının yeterli olmadığı vurgulanan açıklamada, "Çocukların güvenliği için teknoloji şirketlerinin çocuk hesaplarına ilişkin tasarım tercihleri, algoritmik öneri sistemleri, reklam uygulamaları ve risk azaltıcı önlemleri bağımsız denetime açık olmalıdır. Platformlar, çocukların dijital güvenliği konusunda düzenli ve standartlaştırılmış şeffaflık raporları yayımlamalıdır. Bu raporlarda, çocuklara yönelik içerik denetimi, zararlı içeriklerin yayılımı, şikayet mekanizmalarının işleyişi, algoritmik önerilerin etkileri, reklam uygulamaları ve alınan önlemlerin sonuçları kamuoyuyla paylaşılmalıdır." ifadeleri kullanıldı.

Çocukların güvenliğini ilgilendiren sistemlerin, kamu otoriteleri, bağımsız uzmanlar, akademi, sivil toplum, ebeveynler ve çocukların görüşleri dikkate alınarak geliştirilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Çocuklar yalnızca korunması gereken bireyler değil, yaşlarına ve gelişim düzeylerine uygun biçimde dijital geleceklerine ilişkin söz hakkı bulunan hak sahipleridir. Yaş doğrulama sistemleri çocukları korumak açısından önemli olabilir ancak bu sistemler, çocukların ve ailelerin kişisel verilerinin gereğinden fazla toplanmasına yol açmamalıdır. Yaş güvence mekanizmaları, veri minimizasyonu, amaçla sınırlılık, güvenlik, mahremiyet ve çocukların kişisel verilerinin korunması ilkeleriyle uyumlu biçimde tasarlanmalıdır. Çocukların güvenliği, onların dijital izlerinin gereksiz biçimde büyütülmesi pahasına sağlanmamalıdır."

Sorumluluğun yalnızca ailelere ait olmadığı, ailelerin tek başlarına algoritmalarla mücadele etmelerinin gerçekçi olmadığı ifade edilen açıklamada, "Yeşilay olarak Türkiye'nin 15 yaş altına ilişkin düzenlemesini güçlü biçimde destekliyoruz. Bununla birlikte bu önemli adımın yaşa uygun hizmetler, güvenli tasarım standartları, bağımsız denetim, şeffaflık, mahremiyet güvenceleri ve etkili koruma mekanizmalarıyla tamamlanması gerektiğine inanıyoruz. Çocukları teknolojiden tamamen uzaklaştırmak ne mümkün ne de doğru bir hedeftir. Hedefimiz, teknolojiyi çocukların gelişimini destekleyen, güvenli, dengeli, erişilebilir ve sağlıklı bir araç haline getirmektir." denildi.

Açıklamada, "Yeşilay olarak çağrımız açıktır. Çocukları koruyan yalnızca yaş sınırları değil, çocukları korumak üzere tasarlanmış, şeffaf biçimde denetlenen ve çocukların üstün yararını merkeze alan dijital platformlardır. Çocukların dijital geleceğini bilimsel kanıtlara, çocuk haklarına ve ortak sorumluluk anlayışına dayalı biçimde şekillendirmeye hazırız." ifadelerine yer verildi.

Kaynak :
milliyet.com.tr

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: