Merkez Platform

Dr. Demir: Kırım-Kongo kanamalı ateşinde en çok korkulan durum kanamaların meydana gelmesidir

İntaniye (Enfeksiyon) Hastalıkları Uzmanı Dr. Zeynel Abidin Demir, yaz aylarında sıkça görülen Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hakkında yaptığı açıklamada, "Burada en çok korkulan, hastalarda kanamaların meydana gelmesi ve bu kanamalardan dolayı ölümlerin yaşanmasıdır. O yüzden Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına özel olarak dikkat gösterilmesi gerekiyor." dedi.

30 Nis 2026 - 16:45 YAYINLANMA

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Zeynel Abidin Demir, ölümcül tehdit oluşturan Kırım-Kongo kanamalı ateşine karşı dikkat edilmesi gerekenler hakkında İLKHA mikrofonuna önemli değerlendirmelerde bulundu.

İlkbahar dönemlerinde kenelerle bulaşan hastalıkların görülme oranının arttığına dikkat çeken Demir, Kırım-Kongo kanamalı ateşinin özellikle kırsalda bulunan kenelerle geçen viral bir hastalık olduğunu kaydetti. Demir, kenelere karşı bilinçli olunması ve vaka tespit edildiğinde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiği konusunda uyardı.

"En çok korkulan, kanamaların meydana gelmesi ve bu kanamalardan dolayı ölümlerin yaşanmasıdır"

Kırım-Kongo kanamalı ateşinin özellikle kırsalda bulunan keneler yoluyla geçen viral bir hastalık olduğunu belirten Demir, "Kırım-Kongo kanamalı ateşi, ilkbahar dönemlerinde kenelerle bulaşan hastalıkların görülme oranının arttığı bir hastalıktır. Bu hastalık insana bulaştığı zaman yüksek ateş, öksürük, bulantı, vücudun değişik bölgelerinde kanamalar, kas ağrıları ve kas kramplarıyla seyreden bir hastalık grubudur. Burada en çok korkulan, hastalarda kanamaların meydana gelmesi ve bu kanamalardan dolayı ölümlerin yaşanmasıdır. O yüzden Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına özel olarak dikkat gösterilmesi gerekiyor. Çünkü pikniğe gidiliyor, dışarı çıkılıyor ve birçok yerde kenelerle karşılaşılıyor." şeklinde konuştu.

Demir, hastalığın ortaya çıkış süreci hakkında bilgi vererek, "Bu hastalık ilk olarak Kırım’da görülmesi ve orada kenelerden bulaştığının anlaşılması nedeniyle ‘Kırım Kanamalı Ateşi’ olarak adlandırılmış, daha sonra Kongo’da da bulunması üzerine ‘Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi’ olarak adlandırılmıştır. Ancak şu anda dünyada her yerde görülebiliyor. Ülkemizde de başta İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgeleri olmak üzere Türkiye’nin farklı yerlerinde rastlanan bir hastalıktır. Ölümcül seyrettiği için de dikkat edilmesi gerekiyor." dedi.

"Uzun elbiseler giyilmesine dikkat edilmelidir"

Hastalıktan korunma yollarına değinen Demir, "Hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur, sadece bakım veya destek tedavisi uygulanabilmektedir. Yapılabilecek en önemli şey korunmadır. Korunma nasıl sağlanır? Özellikle pikniğe gidilen dönemlerde uzun elbiseler giyilmesine dikkat edilmelidir. Çünkü keneler paçanın altından girebiliyor. Bu nedenle pantolonun çorabın üzerine çekilerek dolaşılması önerilmektedir. Eve dönüldüğünde de özellikle vücutta yapışan herhangi bir kene olup olmadığı kontrol edilmelidir. Özellikle vücudun kıvrımlı bölgeleri; koltuk altı, parmak araları gibi görünmeyen yerler dikkatle incelenmelidir çünkü buralara yapışma oranı daha fazladır. Bunun dışında eğer vücutta kene görülürse en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerekmektedir." ifadelerini kullandı.

"Kene elle çıkarılmamalıdır"

Demir, yapılan yanlış yöntemlere dikkat çekerek, "Kene elle çıkarılmamalıdır. Eğer kene sert bir cisimle çıkarılmaya çalışılırsa, kenenin vücudundaki mikroplar insan vücuduna salınabilir. Eğer o kenede hastalık varsa durum daha da kötü hale gelebilir. Bu nedenle dikkat edilmelidir. Yakmak ya da gaz yağı dökmek gibi yöntemler keneyi rahatsız eder ve vücudundaki mikropların insan vücuduna geçmesine neden olabilir, bu da daha zararlı sonuçlar doğurabilir." dedi.

"Hastalığın kuluçka süresi 2 ile 14 gün arasındadır"

Vaka sonrası oluşan belirtilere de değinen Demir, "Hastalık bulaştıktan sonra vücuda giren virüs miktarına bağlı olarak semptomlar ortaya çıkar ve özellikle şiddetli kanamalar görülebilir. Bu durum ölüme sebebiyet verebilir. Kene ısırığı tespit edildiğinde mutlaka hastaneye başvurulması gerekir. İlk dönemde bazı kan tetkikleri yapılarak kontrol sağlanır. Hastalığın kuluçka süresi 2 ile 14 gün arasındadır. Bu süre zarfında yüksek ateş, vücutta herhangi bir yerde kanama, bulantı, kusma ve kas krampları gibi belirtiler görülürse mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır." diye belirtti.

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: