Filistinli Hristiyanlar: İsraillilerin Hristiyanlara yönelik artan saldırılarından korkuyoruz
İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te yaşayan Filistinli Hristiyanlar, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin kendilerine yönelik saldırılarının artmasından endişe duyduklarına dikkati çekerek, taciz ve fiziksel saldırıları tekrar tekrar yaşadıklarını belirtti.
İsraillilerin saldırıları, Doğu Kudüs'teki Hristiyan varlığını kısıtlama çabalarının yanı sıra seyahat özgürlüğüne ve dini mekanlara erişime getirilen kısıtlamalar bağlamında gerçekleşiyor.
Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, son yıllarda işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te hem Müslüman hem de Hristiyan din adamlarına ve her iki dinin kutsal mekanlarına yönelik saldırılarını belirgin bir şekilde artırdı.
Kudüs'teki kiliseler, İsrail işgali altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te artan bu saldırılara karşı kararlı adımları atması talebini defalarca Tel Aviv'e iletti ancak herhangi bir sonuç alamadı.
Filistinli Hristiyanlar, İsrail'in Doğu Kudüs'te yaşayan Hristiyanlara yönelik kısıtlamalarına ve saldırılarına ilişkin AA'ya konuştu.
"Doğu Kudüs'te durumum gerçekten çok zor"
Batı Şeria'nın Ramallah kentinde yaşayan Filistinli Hristiyan vatandaş Mazin Gandur, Doğu Kudüs'teki Hristiyanların maruz kaldıkları kısıtlama ve saldırılara işaret ederek, şunları kaydetti:
"Doğu Kudüs'te durum gerçekten çok zor ve hiç kimsenin bu durumdan memnun değil. Bu durum ayrıca dünyadaki Hristiyanlar için bir kışkırtma aracıdır. Şu anda yaşadığımız şey ayrımcılık ve ırkçılıktır. Müslüman ya da Hristiyan olsun fark etmiyor, Yahudi olmayan herkes saldırıya uğruyor."
Gandur, İsraillilerin bu politikalarından vazgeçmeleri ve Yahudi olmayanlara yönelik saldırıların son bulması çağrısında bulundu.
Ramallah kenti sakinlerinden diğer bir Hristiyan vatandaş Mahfuz Hasri de İsrail işgali altındaki Doğu Kudüs'te yaşanan saldırılara dikkati çekerek, "Kudüs'teki durum endişe verici boyutlarda. Hristiyanlar sürekli olarak kısıtlama ve kışkırtıcı saldırılara maruz kalıyorlar." dedi.
Ramallah kentinde dükkan işleten Hasri, "İsrail'in uyguladığı kısıtlamalar ve kontrol noktaları nedeniyle, izin belgesi olanlar için bile Kudüs'e ulaşım zorlaştı." diye konuştu.
İsrail'in sürdürdüğü kısıtlamalardan dolayı eskisi gibi Doğu Kudüs'ü ziyaret edememekten şikayet eden Hasri, "İnsanlar, İsraillilerin saldırılarına maruz kalabileceklerinden korkuyor. Nitekim insanları koruyabilecek ve onların karşılık vermesini sağlayacak bir durum yok." ifadelerini kullandı.
"Bayramlarda dahi kiliselere gitmekten mahrum bırakıldık
Ramallah kenti sakinlerinden Hristiyan kadın Udiyet Said de İsraillilerin Filistinli Hristiyanlara yönelik saldırılarının arttığına işaret ederek, "Hristiyanlar, gerek İsrail'in askeri kontrol noktaları gerekse yerleşimcilerin saldırılarıyla sürekli baskılara maruz kalıyorlar." dedi.
İsraillilerin Filistinli Hristiyanlara yönelik tekrarlanan saldırılarından duyduğu endişeleri dillendiren Said, "Bayramlarda dahi kiliselere gitmekten mahrum bırakıldık. Bu da ibadet özgürlüklerini ihlal ediyor." ifadesini kullandı.
İsrail'deki resmi kışkırtmalar nedeniyle Filistinli Hristiyanlar korku içinde yaşıyor
Batı Şeria'nın Beytullahim kentinde yaşayan Şadi Avad da İsrail'deki resmi kışkırtmaların sürdüğü bu dönemde Filistinli Hristiyanların korku için yaşadıklarına dikkati çekti.
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in kırşkırtıcı açıklamalarıyla İsrailli yerleşimcilerin saldırılarının önünü açtığını belirten Avad, "Ben-Gvir açıklamalarının, Hristiyanlara tükürmek gibi uygulamaların kültürel mirasın bir parçası olarak tartışıldığı bu günlerde saldırıları haklı çıkarmaya katkısı var." dedi.
İsraillilerin Filistinli Hristiyanlara yönelik saldırıların günden güne arttığının altını çizen Avad, "İsraillilerin saldırıları Hristiyan bireylerle sınırlı kalmıyor, kutsal mekanlara ulaşımı da engelliyorlar." diye konuştu.
Hristiyanları Doğu Kudüs'e giriş için izin belgelerinden de mahrum bırakıldıklarını aktaran Avad, İsrail kısıtlamalarının "Dini münasebetlerde kiliseleri kapatacak kadar olabiliyor." dedi.
Hristiyanların dua etmelerini ve geleneksel dini törenlere katılmalarını engellemenin, ibadet özgürlüğünün açık bir ihlali olduğunu belirten Avad, şunları kaydetti:
"İsraillilerin saldırıları, Hristiyanların mülkleri ve topraklarına kadar uzadı. Öyle ki Hristiyanlar, İsrail ordusunun korumasındaki yerleşimcilerin saldırıları nedeniyle kendi mülklerine ve topraklarına ulaşamadı."
Kudüs Valiliği birkaç gün önce yayımladığı videoda, Filistin topraklarını gasbeden bir İsraillinin Doğu Kudüs'teki Ermeni kiliselerden birinin önünden geçtiği sırada kilisenin kapısına tükürdüğü görülüyor.
Kilisenin kapısına tükürmekle kalmayan İsrailli yerleşimci, eylemlerini kaydeden güvenlik kamerasının önünde bir süreliğine müstehcen hareketler yapmaya devam etti.
İsrail'in aşırı sağcı Bakanı Ben-Gvir, Ekim 2023'te "Hristiyanlara tükürmenin, Yahudilerde eski bir gelenek olduğu ve bunun tutuklanmayı gerektirecek bir suç olmadığını" savundu.
O dönem Ben-Gvir'in sözlerine tepki gösteren kiliseler ve insan hakları kuruluşları, "Bunun radikal İsraillilerin Filistinli Hristiyanlara yönelik saldırılarını sürdürmeleri için yeşil ışık anlamına geldiğini" belirttiler.
İşgal altındaki Doğu Kudüs'te, radikal yerleşimciler tarafından Hristiyan din adamlarına ve kiliselere karşı uygulanan "tükürme" eylemlerinde ciddi artış var.
Hesap soran yok
Filistinli Hristiyan vatandaşlardan George Zine ise "İsraillilerin saldırıları Müslümanlar ile Hristiyanlar arasında ayrım yapmıyor. Çünkü Müslümanlar ve Hristiyanlar tek dokunun parçasıdırlar." dedi.
Sürekli olarak İsraillilerin Hristiyan din adamları ve kiliselere saldırılarına tanıklık ettiklerini dile getiren Zine, "Bu davranışları bir gelenek olarak meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Bu kabul edilemez." ifadelerini kullandı.
Son olarak Doğu Kudüs'te bir rahibeye yönelik gerçekleşen saldırıyı hatırlatan Zine, "Kudüs'te rahibeye yapılan son saldırı, tehlikeli bir nefret düzeyini yansıtıyor." diye konuştu.
Hristiyanlara yönelik bu saldırıların tekrarlandığının altını çizen Zine, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Etkili bir hesap verebilirlik mekanizmasının olmaması, bunların devam etmesini teşvik ediyor. İsrail politikalarının amacı Filistinliler üzerinde baskı kurmak ve onları topraklarından ayrılmaya zorlamaktır."
İşgal altındaki Doğu Kudüs'te 28 Nisan'da fanatik bir Yahudi'nin, Kudüs Fransız İncil ve Arkeoloji Okulunda görevli rahibeyi darbetmesinin görüntüleri ortaya çıkmıştı.
Görüntülerde fanatik Yahudi'nin rahibeyi arkadan ittiği, rahibenin yere düşerken kafasını taşa çarptığı ve saldırganın daha sonra rahibeye tekme attığı görülüyor. Söz konusu rahibe, saldırı sonucu başından yaralanmıştı.
Filistin kaynaklarına göre, İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye yönelik saldırılarıyla eş zamanlı olarak Batı Şeria’da da İsrail ordusu ve yerleşimcilerin saldırıları arttı. Bu süreçte en az 1155 Filistinli hayatını kaybetti, yaklaşık 12 bin kişi yaralandı ve çok sayıda kişi gözaltına alındı.