Merkez Platform

HÜDA PAR Milletvekili Demir: Sumud Filosu insanlığın vicdanını harekete geçirdi

HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şehzade Demir, "Sumud Filosunun soykırımı dünya gündeminde tutma, dünyayı ayağa kaldırma, insanlığın vicdanını harekete geçirme noktasında çok ciddi, çok somut, gözle görülür sonuçları oldu. Gazze’deki soykırımın dünya gündeminde, insanların gündeminde tutulması anlamında Sumud Filosunun çok ciddi bir katkısı oldu." dedi.

21 May 2026 - 19:45 YAYINLANMA

Bazı temaslar kapsamında Şanlıurfa'ya gelen HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, gazetecilere yaptığı açıklamada, Gazze’de ateşkese rağmen saldırıların sürdüğünü belirtti. Demir, bölgede kurulan bazı uluslararası yapıların Filistin halkına değil, siyonist rejimin politikalarına hizmet ettiğini söyledi.

HAMAS'a yönelik silahsızlandırma baskılarını eleştiren Demir, HAMAS'ın silah bırakmasının Filistin davasının zayıflatılması anlamına geleceğini ifade ederek, Türkiye’nin bu konuda Hamas’ın yanında durması gerektiğini söyledi.

HÜDA PAR Karaköprü İlçe Başkanı Mustafa Yıldırım ise Gazze’de yaşananların insanlık suçu olduğunu belirterek, sadece Müslümanların değil tüm dünyanın Filistin halkına sahip çıkması gerektiğini kaydetti.

“Barış komitesi barışa hizmet etmiyor”

Gazze’nin gündemden düşmemesi gerektiğini söyleyen Demir, "Maalesef bu konuda siyasi gündemler ve çevremizde yaşanan savaşlar, sıcak gündemler bizim gündemimizin de değişmesine, Gazze’nin ikinci plana düşmesine neden oldu. Aslında bunu önlemek lazım. Sürekli Gazze bizim gündemimizde olmalıdır. Çünkü Gazze’nin ciddi anlamda desteğe ihtiyacı var, uluslararası desteğe ihtiyacı var, insanlığa ihtiyacı var, bütün Müslümanlara, bütün insanlara ihtiyacı var. Niye? Çünkü Gazze’de evet, soykırım belki durmuş olabilir ya da azalmış olabilir ama katliamlar hiçbir şekilde durmadı, devam ediyor. Her gün ateşkese rağmen bombalamalar, saldırılar, infazlar oluyor. Daha dün çok değerli bir komutan şehit oldu maalesef. Allah-u Teala şehadetini kabul eylesin. Gazze ile alakalı aslında ön plana çıkarılması gereken, kamuoyu ile paylaşılması gereken ya da kamuoyunun takip etmesi gereken çok önemli farklı bazı şeyler daha var."

Gazze'deki Barış Komitesini eleştiren Demir, "Barış Komitesi diye kurulan Amerika güdümündeki komite yapılanması maalesef barışa hizmet etmiyor, Gazze’ye hizmet etmiyor. Tamamıyla israilin siyasetine hizmet ediyor, onların stratejilerine hizmet ediyor. Gazze’ye, HAMAS'a, Filistinlilere kesinlikle yaramadı. Sadece israillilerin, siyonistlerin stratejilerinin hayata geçirilmesinin önünü açtı. Bir nevi bunları meşrulaştırdı.” ifadelerine yer verdi.

“Hamas’ın silah bırakması Mescid-i Aksa davasının ölmesi demektir”

Türkiye’nin HAMAS'a destek vermesi gerektiğini vurgulayan Şehzade Demir, “İkincisi, şu anda ciddi anlamda HAMAS'ın üzerinde bir silahsızlandırma politikası yürütülüyor. Bir baskı, bir mobbing uygulanıyor. Bu çok sıkıntılı, çok sorunlu, sakıncalı bir strateji. HAMAS'ın silah bırakması demek; Filistinlilerin, HAMAS'ın , Mescid-i Aksa davasının ölmesi demektir. israil saldırılarına hiçbir zaman ara vermemiş ki HAMAS silahlarını bıraksın. Silahı bıraktıkları anda hepsinin yok edileceğini hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla garantör olan ülkeler, arada gidip gelen ülkeler, Barış Komitesi kesinlikle HAMAS'ı silahsızlandırma projesinden vazgeçmelidir. Müslüman ülkeler halkı, Müslüman ülkeleri, özellikle de Türkiye’nin bu silahsızlandırmaya yönelik baskıları azaltması, HAMAS'ın yanında yer alması ve HAMAS'ın istemeyeceği, kabul etmeyeceği, sakıncalı gördüğü hiçbir şeye evet dememesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu da Gazze ile alakalı diğer bir boyut.” diye konuştu.

“Son rakamlara göre en az 133 kişi çifte vatandaş”

Gazze’de yaşanan soykırıma katıldığı belirtilen çifte vatandaşlara yönelik hazırlanan yasa teklifine değinen Demir, “Mecliste herhangi bir çalışma yok maalesef. Bizim yasa teklifimiz halen Genel Kurulda görüşülmeyi bekliyor. Sekiz partinin desteğiyle, güçlü bir destekle Genel Kurulda görüşülmesi kabul edilmesine rağmen gündeme alınmasında iktidar partisi ve iktidar cenahında olan diğer partiler maalesef ağır davranıyorlar. Türkiye’de çifte vatandaş, soykırıma katılan fazla kimsenin olmadığını söylüyorlar, bir iki kişiden söz ediyorlar ama aslında hepsi afişe edildi. Son rakamlara göre en az 133 kişi çifte vatandaş ve soykırıma katılmış insan var. Onunla birlikte şu an Gazze’de, daha doğrusu israil topraklarında, işgal edilmiş topraklarda yaşayan binlerce vatandaş var, çifte vatandaş siyonist var, aynı zamanda Türkiye vatandaşı. Bu konuda somut adımların atılması lazım. Türkiye’nin çifte vatandaşlara yönelik, özellikle soykırıma katılan çifte vatandaşlara yönelik bu yasa teklifini kanunlaştırma noktasındaki ağırdan alma tutumunu maalesef biz anlayamıyoruz, bir türlü anlam veremiyoruz. Bize göre izahı da yok. Bir an önce özellikle iktidar partisi bu konuda iradesini ortaya koymalı, inisiyatif almalı ve kendisinin de destek verdiği, Genel Kurulda görüşülmeyi bekleyen soykırıma katılan çifte vatandaşlara yönelik kanun teklifinin kanunlaşmasının önünü açmalıdır.” ifadelerini kullandı.

“Sumud Filosunun çok ciddi bir katkısı oldu”

Sumud Filosunun çoğu Müslümana Gazze'yi hatırlattığını ve çok önemli bir organizasyon olduğunu belirten Şehzade Demir, “Sumud Filosu bize göre çok önemli, çok güçlü bir aktivite. Dünyanın her tarafından ciddi bir destek gören, aktivistlerin destek verdiği bir program. Onun, soykırımı dünya gündeminde tutma, dünyayı ayağa kaldırma, insanlığın vicdanını harekete geçirme noktasında çok ciddi, çok somut, gözle görülür sonuçları oldu. Gazze’deki soykırımın dünya gündeminde, insanların gündeminde tutulması anlamında Sumud Filosunun çok ciddi bir katkısı oldu. Hepimizden, bütün İslam ülkelerinden daha fazla katkısı olduğu maalesef. Bunu acziyetle ifade ediyorum. Bunu Müslüman ülkeler yapmak durumundaydı, maalesef onlar yapmadılar. Batıdan ülkeler, Avrupa’dan ülkeler özellikle İspanya, İtalya gibi ülkeler bu işin başını çekti. Bu vesileyle minnettarlığımızı ifade ediyoruz. Bu Sumud Filosunun devam etmesi lazım. Türkiye’de de insanlarımızın, kamuoyunun, medyanın destek vermesi, hükümetin destek vermesi, yeri geldiğinde askeri koruma sağlaması çok önemlidir. Bu strateji, Sumud’a sahip çıkma stratejisi, Gazze’ye ve Gazze’deki soykırımın durdurulmasına çok ciddi anlamda katkı sunacaktır. Türkiye bundan imtina etmemelidir diye düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.

“Bütün insanlığın Gazze halkına sahip çıkması gerekiyordu”

Gazze’deki saldırıların dünya gündeminden düşürülmeye çalışıldığını belirten Mustafa Yıldırım ise şöyle konuştu:

“Gazze ile ilgili 2023 yılından bu yana Gazze’de toplu bir katliam yapılıyor. Dünyanın gözleri önünde, Amerika’nın kontrolünde, israilin eliyle çok büyük bir katliam yapıldı ve yıkım yapıldı. Konuyla ilgili sadece Müslümanların değil, bütün insanlığın Gazze halkına sahip çıkması ve bu soykırıma karşı çıkması gerekiyordu. Şu anda ilk yıllarda, ilk zamanlarda gündemimizdeydi gerek yürüyüşlerle gerek boykotla ama şu anda gündemden düşürülüyor, düşürülmek isteniyor. Konuyla ilgili biz kardeşlerimizden istirhamımız; Gazze’nin gündemden düşürülmemesi ve her ne yaparsak yapalım Gazze’yi unutmadan, yapılan soykırımı unutmadan, göz ardı etmeden Gazze halkını hatırlamak ve insanlığa karşı işlenen bu suçun karşısında bir hareket veya bir direnç göstermek durumundayız. Direnç gösterilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Konuyla ilgili genel merkezimizin hazırlayıp meclise sunulmuş olduğu yasa tasarısında, Gazze’de katliama katılan çifte vatandaş Yahudi ve siyonistlerin Türkiye vatandaşlığından çıkarılması, mal varlıklarına el konulması gerektiğini düşünüyoruz. Konuyla ilgili Meclisin, her milletvekilinin, her partinin insanlık adına bu konuya eğilmesi, elini taşın altına koyması, bunun meclisten geçmesi için elinden geleni yapması gerektiğini düşünüyorum.” dedi.

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: