Merkez Platform

İşgalin kontrolü altındaki Refah'ta BAE merkezli inşa projeleri iddiaları tepki çekiyor

İşgal ordusunun Refah üzerindeki kontrolünün devam ettiği bir süreçte, mülk sahibi Gazzelilerin fikirleri alınmadan bazı şirketlerin BAE finansmanıyla yürütülen yeniden inşa projelerine katılmaya hazırlandığına dair şüpheler tepki çekti.

22 May 2026 - 15:05 YAYINLANMA
İşgalin kontrolü altındaki Refah'ta BAE merkezli inşa projeleri iddiaları tepki çekiyor

El-Arabi El-Cedid gazetesinde yayınlanan bir haber, Filistinli şirketlerin, işgal ordusunun kent üzerindeki kontrolünün devam ettiği ve mülk sahibi Gazzelilerin kendilerini ilgilendirmeyen düzenlemelere karşı çıktığı Refah kentinde, BAE finansmanıyla yürütülen yeniden inşa projelerine katılmaya hazırlandığına dair şüpheler nedeniyle Gazze Şeridi'nde tartışmaların tırmandığını ortaya koydu.

Habere göre, son dönemde sık sık ortaya atılan iddialar, bazı yerel şirketlerin Refah içinde enkaz kaldırma projelerinde çalışarak konut kompleksleri ve yeni bölgeler kurulmasına zemin hazırladığını öne sürdü. Bu durum geniş çaplı bir öfke dalgasına ve bu projelerin doğası ile denetleyici mercilerine ilişkin şüphelere yol açtı.

Güney Gazze Şeridi'nde bulunan Refah, 7 Mayıs 2024'te kente yönelik saldırının başlamasından bu yana büyük bir yıkıma uğradı. İşgal ordusu kentin tam kontrolünü ele geçirmiş, havadan ve karadan bombalama ve sistematik bina patlatma operasyonları yürütmüş, eş zamanlı olarak kent sakinlerini ve kuzey Şerit ile Gazze şehrinden buraya sığınanları zorla göç ettirmiştir.

Ateşkes anlaşmasının geçen Ekim ayında yürürlüğe girmesine rağmen, işgalin anlaşmanın ilk aşaması kapsamında Refah'tan çekilmeyi reddetmesi nedeniyle kent işgal ordusunun kontrolü altında kalmaya devam etti ve sakinleri Şerit'in çeşitli bölgelerinde yerlerinden edilmiş olarak yaşamaya devam etti.

Tartışmalı yeniden inşa

Haberde, Refah'ın, "Yeni Refah" adlı bir proje de dahil olmak üzere, yaklaşık 100 bin konut birimi içeren bir konut topluluğu inşa etmek için BAE tarafından finanse edilen bir teklif kapsamında, bölgesel ve uluslararası bazı yeniden inşa planlarında yer aldığı aktarıldı.

Reuters ajansı da geçtiğimiz Şubat ayında, Refah'ta binlerce Filistinli yerinden edilmiş kişiyi barındıracak konut kompleksleri inşa etmeye yönelik, bilgili kaynaklardan alınan bir harita ve bilgilere dayanan bir BAE planını ortaya çıkarmıştı.

Haber ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner ve ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un gözetiminde yürütülen "Gündoğumu" adlı bir ABD projesinden bahsetti. Bu proje, Gazze'yi Refah ve doğu bölgelerinden başlayarak yeniden inşa etmeyi ve Şerit'in geniş bölgelerini yatırım ve turizme ayrılmış sahil bölgelerine dönüştürmeyi amaçlıyordu. Proje daha sonra Davos Ekonomik Forumu'nda "Yeni Gazze" adıyla yeniden gündeme getirildi.

Ayrıca, "Sarı Hat" olarak bilinen hattın doğusundaki enkazın kaldırılmasına ve arazilerin hazırlanmasına odaklanan "Yeşil Refah" adlı başka bir plan öne sürüldü. İnsan hakları örgütleri, bu projelerin kentteki nüfus yapısını yeniden şekillendirmek ve Filistinlileri askeri kontrol altındaki bölgelerde izole etmek için kullanılabileceği konusunda uyarıyor.

Bu bağlamda, Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları İzleme Örgütü, geçtiğimiz Ocak ayında Refah'taki yıkım ve toprak sıyırma operasyonlarını durdurmak için acil uluslararası müdahale çağrısında bulunarak, insanları zorla izole bölgelerde toplamayı hedefleyen planlara karşı uyarıda bulunmuştu.

El-Arabi El-Cedid'e konuşan Refah Şehit Aileleri Derneği'nden bir kaynak, son dönemde bazı yerel şirketlerin ve işçilerin kent içindeki projelerde çalışmak üzere Refah'a girmeye çalıştığını, ancak güvenlik birimlerinin işlerin doğası ve denetleyici mercilerle ilgili şüpheler nedeniyle bunları engellediğini söyledi.

Kaynak, Şehit Aileleri Derneği'nin işgal kuvvetleriyle her türlü iş birliğini veya onların planları dahilinde çalışmayı, "Filistin halkının fedakarlıklarına ve şehitlerin kanına ihanet" olarak gördüğünü ekledi.

Kaynak, ailelerin halen Refah'taki enkaz veya mezarlıkların altında bulunan çok sayıda cesedin akıbetinden haberdar olmadığını, savaş sırasında işgal tarafından yürütülen toplu mezarlarla ilgili bilgiler bulunduğunu belirtti.

Kaynak, bir şirketi işgal kuvvetleriyle iş birliği yaptığını örtbas etmeye çalışmakla suçlayarak, Refah'ın enkazı üzerinde ve sakinlerin arazileri ile mülkleri hesabına yeni bir şehir kurulması yönünde fiili adımlar atıldığını düşündüğünü ifade etti.

Tamamen yıkılmış bir kent

Refah Belediye Başkanı Ahmed es-Sufi ise, işgal kuvvetleriyle koordinasyon halinde kent içinde çalışan Filistinli şirketlere dair doğrulanmış bir bilgiye sahip olmadıklarını söyledi.

Refah'ın halen "işgal altında ve tamamen izole edilmiş bir kent" olduğunu vurgulayan Sufi, arazilerin bilinen sahiplerine ait olduğunu ve mülkiyetlerinin yasal belgelerle kanıtlandığını, herhangi bir yeniden inşa sürecinin kent sakinlerinin katılımı olmadan başarılı olamayacağını belirtti.

 

Sufi'ye göre, Refah'ın asıl nüfusu yaklaşık 310 bin kişi olup, savaştan önce kentte yaklaşık 35 bin konut birimi bulunuyordu. Yıkım oranı ise yüzde 95'i aşarken, su ve kanalizasyon şebekeleri ile yollar dahil olmak üzere altyapı tamamen tahrip edildi.

Sufi, işgal kuvvetleriyle koordinasyon halinde Refah içinde çalışan şirketler olduğunun tespit edilmesi halinde belediyenin yasal yollara başvuracağını kesin bir dille ifade etti.

Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı'nın (UNRWA) verileri, işgal ordusunun kenti işgalinden önce Refah'ta yığılmış olan yerinden edilmiş kişi sayısının, çoğunluğu Gazze şehri ve kuzey Şerit sakinlerinden oluşan 1,4 ila 1,5 milyon Filistinli arasında değiştiğini göstermişti.

Suçlamaların merkezindeki şirketten açıklama

Buna karşılık, "Mesud ve Ali" şirketinin sahibi Mustafa Mesud, son dönemde Refah içinde herhangi bir çalışma yürütmediklerini belirterek şirketi hakkında dolaşan suçlamaların "doğru olmadığını" savundu.

Projenin henüz konsept aşamasında olduğunu ve siyonist işgalinin kentte devam etmesi nedeniyle uygulamaya konulmadığını belirten Mesud, projenin BAE finansmanıyla geçici konut birimleri ve taşınabilir evler içerdiğini ve Mısırlı bir şirket ile kendi şirketi arasında ortaklaşa yürütüleceğini açıkladı.

Herhangi bir fiili uygulamanın işgal güçlerinin Refah'tan çekilmesini gerektirdiğini vurgulayan Mesud, şirketinin daha önce Gazze'de su arıtma ve kanalizasyon arıtma tesisleri gibi hizmet projeleri yürüttüğünü belirtti.

Reuters ajansı geçtiğimiz Şubat ayında siyonist yetkililere ve Filistinli iş adamlarına dayandırdığı haberinde, "Mesud ve Ali" şirketinin, Refah yakınlarındaki işgal askeri kontrolü altındaki bölgelerde, on binlerce Filistinli yerinden edilmiş kişiyi barındırmak için BAE finansmanlı bir konut kompleksi inşa etmek üzere sözleşme imzaladığını bildirmişti.

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: