merkez medya - ali özdemir

Kavakçı'ya milletvekili yemini ettirilmemesi TBMM tutanaklarında

Milletvekili seçilen Merve Safa Kavakçı'ya TBMM Genel Kurulu'nda yemin ettirilmemesi, 28 Şubat "postmodern darbesinin" sembol olaylarından biri olmuştu.

27 Şub 2026 - 11:46 YAYINLANMA
Kavakçı'ya milletvekili yemini ettirilmemesi TBMM tutanaklarında

O gün yaşananlar ve 13 yıl sonra Meclis'te "Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu'nda" sunum yapan Kavakçı'nın açıklamaları tutanaklara geçmişti.

18 Nisan 1999'daki genel seçimlerde Fazilet Partisinden (FP) İstanbul Milletvekili seçilmesine rağmen, başörtülü olduğu için andiçmesi ve milletvekilliği görevine başlaması engellenen Kavakçı, 13 Mayıs 1999'da Bakanlar Kurulu Kararı ile vatandaşlıktan çıkarılmıştı.

Kavakçı, 26 Mayıs 2017 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı'nın, söz konusu Kararı yürürlükten kaldırmasıyla milletvekili sıfatını tekrar kazanmıştı.

Tutanaklarla o gün yaşananlar

2 Mayıs 1999'da Kavakçı'nın yemin etmesinin engellendiği Genel Kurul oturumu tutanaklara şöyle yansımıştı:

"(FP İstanbul Milletvekili Merve Safa Kavakçı'nın türbanlı olarak Genel Kurul salonuna girmesi üzerine, DSP ve Bakanlar Kurulu sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler, FP sıralarından alkışlar)

Milli Savunma Bakanı Hikmet Sami Türk (Trabzon) – Sayın Başkan, bu üyenin bu kıyafetle Meclis'te bulunması İçtüzüğe aykırıdır. Derhal Meclis'ten çıkarılması gerekir, aksi takdirde, tutumunuz hakkında söz istiyorum.

(DSP sıralarından "Çık dışarı" sesleri, gürültüler)

Geçici Başkan Elazığ Milletvekili Ali Rıza Septioğlu - Efendim, şimdi, burada İçtüzük var. İçtüzüğe bakalım, İçtüzüğün gereği neyse onu yapalım.

(DSP ve FP sıralarından karşılıklı laf atmalar ve gürültüler)

Halil Çalık (Kocaeli) – Çık dışarı.

Başbakan Bülent Ecevit (İstanbul) – Sayın Başkan, söz istiyorum.

Türk (Trabzon) – Söz istiyorum Sayın Başkan.

Septioğlu – Ne hakkında söz istiyorsunuz?

Türk (Trabzon) – Tutumunuz hakkında söz istiyorum. Böyle, bu Meclis'te bulunması İçtüzüğe ve Meclis teamüllerine aykırıdır. Kendisini salondan çıkarmanız gerekir. Aksi takdirde sizin uygulamanız hakkında söz istiyorum.

Septioğlu - Benim burada görevim, İçtüzüğün esasıdır. İçtüzüğün 56'ncı maddesi, bunun, ancak... (DSP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler)

Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu (Sinop) – Birisi sarıkla gelirse, bırakacak mısınız? İçtüzükte yazılıdır.

Türk (Trabzon) – İçtüzük, neyin giyileceğini gösteriyor, neyin giyilmeyeceğini göstermiyor.

Septioğlu- İçtüzük, İçtüzük. (DSP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler)

Bostancıoğlu (Sinop) – Mayoyla gelebilir mi, mayoyla?

Septioğlu- Bana bağırma. Bak, ben bağırtıya gelmem, anladın mı?

Bostancıoğlu (Sinop) – Sayın Başkanım.

Septioğlu – Müsaade ederseniz. Hukuku neyse onu teklif ederim. (DSP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler)

Türk (Trabzon) – Ya bu üyeyi dışarı çıkarınız ya da sizin tutumunuz hakkında söz istiyorum. Usul hakkında.

Septioğlu – Elbette ki usul hakkında olacak, yani, usulsüz mü oluyor. (DSP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler)

(Başbakan Bülent Ecevit'in, FP İstanbul Milletvekili Merve Safa Kavakçı'nın türbanlı olarak Genel Kurul Salonu'na girmesi nedeniyle konuşması)

Başbakan Bülent Ecevit (İstanbul) – Bir dakika müsaade edin. Burada, bir hükümet başkanı olarak önemli bir konuda söz istiyorum, lütfen bunu dikkate alınız.

Bostancıoğlu (Sinop) – Söz istiyor, söz. Hükümet başkanı olarak söz istiyor.

Septioğlu – Peki, Hükümet Başkanı'na söz vereyim.

Ecevit (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, (FP sıralarından gürültüler) Türkiye'de, hanımların giyim kuşamına, başörtüsüne, özel yaşamlarında hiç kimse karışmıyor ancak, burası, hiç kimsenin özel yaşam mekanı değildir. Burası, devletin en yüce kurumudur. (DSP sıralarından 'Bravo' sesleri, alkışlar, FP sıralarından gürültüler) Burada görev yapanlar, devletin kurallarına, geleneklerine uymak zorundadırlar. Burası, devlete meydan okunacak yer değildir. (DSP sıralarından 'Bravo' sesleri, alkışlar, FP sıralarından gürültüler) Lütfen, bu hanıma haddini bildiriniz. (DSP sıralarından alkışlar, FP sıralarından gürültüler)

Kamer Genç (Tunceli) – Sayın Başkan, şu kadını çıkarın buradan lütfen. Başörtüsünü çıkarsın. Bu, laik cumhuriyete başkaldırmadır. (DSP sıralarından alkışlar) Başının örtüsünü çıkarsın. (DSP sıralarından 'Teamülü var bu Meclisin' sesleri) Bu, Cumhuriyete başkaldırmadır. Bu, laik cumhuriyete başkaldırmadır.

Septioğlu – Laik cumhuriyetle ne alakası var birader yani şunun.

Bostancıoğlu (Sinop) – Teamüle aykırı, teamüle aykırı.

Septioğlu – Neyi teamüle aykırı?

Bostancıoğlu (Sinop) – Sayın Başkan, teamüllere aykırı bu durum. Bugüne kadar bu kıyafetle hiç kimse girebildi mi? Derhal dışarı çıkarın.

Türk (Trabzon) – Kaç yıldır parlamentersiniz, böyle bir şey gördünüz mü?

Septioğlu – Ee, bugüne kadar gelmedi, bugünden sonra da. (DSP sıralarından ayakta alkışlar)

Kamer Genç (Tunceli) – Sayın Başkan, lütfen, ara ver ve bu kadını dışarıya at. Böyle olmaz efendim, (DSP sıralarından ayakta tempo halinde alkışlar eşliğinde 'Dışarı, dışarı' sesleri)

Septioğlu – 15 dakika ara veriyorum."

Aranın ardından Genel Kurul'da andiçme törenine devam edilmiş, yoklama için milletvekilleri kürsüye davet edildiği sırada Kavakçı'nın salonda olmadığı tespit edilmişti.

Geçici Başkan Septioğlu, andiçme sıraları gelmesine karşın 9 kişi olmadığı için isimlerini tekrar okutmuş, Kavakçı'nın adının okunduğu sırada FP'li milletvekilleri alkışlamıştı.

13 yıl sonra Meclis'e gelmişti

TBMM'de, 2 Mayıs 2012'de kurulan, "Ülkemizde Demokrasiye Müdahale Eden Tüm Darbe ve Muhtıralar ile Demokrasiyi İşlevsiz Kılan Diğer Bütün Girişim ve Süreçlerin Tüm Boyutları ile Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu", Merve Safa Kavakçı'yı dinlemişti.

Kavakçı, milletvekili seçilmesinden 13 yıl sonra, 19 Ekim 2012'de TBMM'ye ilk kez gelmişti. Kavakçı, TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu'nda 2 saat sunum yapmış, 13 sayfa tutanak tutulmuştu.

Tutanaklarda dikkat çeken başlıklar ise şu şekilde:

"2 Mayıs 1999 tarihinde Meclis'te yaşanan olaylar sonucunda, sadece benim görev yapmam engellenmedi, aynı zamanda bana oy vermiş olan seçmenin temsil hakkı da gasbedildi. O gün Genel Kurul'da yaşananlar adı konmamış bir darbedir. Silahlı Kuvvetler gölgesinde, DSP güçlerinin Meclis çatısı altında üstlendiği bir darbedir. 2 Mayıs 99 günü milli irade kısmen yok sayılmıştır. Seçme ve seçilme hakkı yok sayılmıştır. Din ve ifade hürriyeti engellenmiştir. Kadınların 3'te 2'sinin başlarının örtülü olduğu bir ülkede temsil merkezinde kadın ayrımcılığı yapılmıştır. Fazilet Partisinden sadece bana karşı yapılmıştır bu, aynı siyasi görüşü diğer milletvekilleriyle de paylaşıyor olmama rağmen aynı partiden. Meclis'in itibarı zedelenmiştir. Bu ayıp Meclisi'mizin üzerinde kalmıştır. Meclis bu ayıbı ortadan kaldırmalı ve vatandaşımızın gözünde yara alan kendi itibarını onarmalıdır."

Kavakçı'nın aynı tutanaklarda yer alan diğer ifadeleri ise şöyle:

"Başörtülü kadınlar olarak açıkça ifade edeyim: Bizim 28 Şubatımız hala devam ediyor. Dönemin iktidarı yok oldu. O gün benimle aynı sıraları paylaşan bazı siyaset arkadaşlarım iktidar oldu. Bizlerin 28 Şubatı devam ediyor. Benim için, açıkçası, etkileri kökleşerek devam ediyor. Ben bu yola yalnız çıkmadım, partimin kararıyla aday adayı oldum ancak kısa zamanda da anladım ki bu yola yalnız devam edeceğim. Bugüne kadar olan mücadelemi maddi ve manevi anlamda kendi ailemin desteğiyle bir başıma sürdürdüm. Şimdi burada hem şahsım adına hem de temsil hakkından mahrum bırakılan seçmenim adına bulunuyorum, bunu açıkça ifade edeyim." 

Kaynak :
trthaber.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: