Merkez Platform

Mardin TÜKODER Başkanı Öztürk: Enerji krizleri enflasyon oranlarının yükselmesinde en önemli etkenlerden biri

Mardin Tüketiciyi Koruma ve Bilinçlendirme Derneği Başkanı ve Türkiye Federasyon Kurulu Üyesi Musa Öztürk, özellikle enerji krizleri, döviz kuru hareketliliği ve gıda fiyatlarındaki yükselişin vatandaşın alım gücünü ciddi şekilde etkilediğini belirtti.

14 May 2026 - 19:20 YAYINLANMA

Mardin Tüketiciyi Koruma ve Bilinçlendirme Derneği Başkanı Musa Öztürk, artan enflasyon, enerji krizleri, dövizdeki hareketlilik ve yaklaşan Kurban Bayramı öncesi yükselen gıda fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İLKHA muhabirine konuşan Öztürk, özellikle et ve süt ürünlerinde geçen yıla göre yüzde 100’e yaklaşan artış yaşandığını belirterek vatandaşlara panik alışverişinden kaçınmaları çağrısı yaptı.

2026 yılının ilk aylarında enflasyonun yeniden yükselişe geçtiğini belirten Öztürk, TÜİK verilerinin tartışmalı olduğuna dikkat çekerek,"2026 yılının ilk çeyreğini geride bıraktık, beşinci ayın da yarısına gelmiş bulunuyoruz. Öncelikle, 2025 yılı Aralık sonu itibarıyla TÜİK verilerine göre enflasyon yüzde 30,89, yani yaklaşık yüzde 31 seviyesinde gerçekleşti. Böylece 2025 yılını TÜİK verilerine göre bu oranla kapatmış olduk. Aralık 2025’te TÜİK verilerine göre aylık enflasyon artışı yüzde 0,89 ile yüzde 1’in altında gerçekleşmişti. Ancak 2026 Ocak ayına geldiğimizde bu oran birden yüzde 4,84’e yükseldi. Yani yaklaşık dört katlık bir artış yaşandı. Gerçekten merak konusu olan şu: Aralık ayında oran bu kadar düşük müydü, yoksa Ocak ayında mı fazla çıktı? Ne yazık ki TÜİK, her yılın ocak ve şubat aylarında ücret artışları gerçekleşeceği için bu ayların verilerini sürekli düşük gösteriyor." dedi.

"Enerji krizleri enflasyon oranlarını yukarı iten en önemli etkenlerden biri oldu"

Enflasyondaki yükselişin küresel ve bölgesel gelişmelerle bağlantılı olduğunu ifade eden Öztürk, "Rakamlara baktığımızda Ocak ayında yüzde 4,87, Şubat ayında yüzde 2,96, Mart ayında ise yüzde 1,90 oranında artış görüldü. TÜİK’e göre Mart ayında bir düşüş varmış gibi görünse de, Nisan ayında yeniden ciddi bir artış yaşandı ve oran yüzde 4,18’e yükseldi. Bu da yıllık bazda yüzde 32,34 seviyesine denk geliyor. Ocak ayına göre yaklaşık iki puanlık bir artış söz konusu oldu. Hem TÜİK’in 2025 yılının son aylarındaki verileri düşük göstermesi hem de bölgemizde yaşanan gelişmeler ile İran, ABD ve israil arasındaki gerginlikler, özellikle enerji sektöründeki darboğazlar piyasayı ciddi anlamda etkiledi. Ülkemizin kendi iç dinamikleri de enflasyonun yükselebileceğine dair bazı işaretler veriyordu. Ancak hem küresel hem de bölgesel ölçekte yaşanan enerji krizleri, maalesef enflasyon oranlarını yukarı iten en önemli etkenlerden biri oldu ve bunun etkileri Nisan ayında açık şekilde görüldü." ifadelerini kullandı.

Mayıs ayında sebze ve meyve fiyatlarında mevsimsel düşüş beklendiğini ancak akaryakıt zamlarının bu düşüşü gölgeleyebileceğini söyleyen Öztürk, "Bilindiği üzere finans sektörü ve özellikle döviz kurları konusu oldukça önemli. Şubat ve Mart aylarında ciddi yükselişler yaşayan kurlar, sonrasında bir miktar gerilemiş gibi görünse de şu anda tablo yine sıkıntılı. Önümüzdeki aylarda altın fiyatlarının yeniden yükseliş trendine girebileceğini tahmin ediyorum. Döviz kuru da geçmiş yıllardaki seyrine paralel olarak her ay küçük de olsa artış göstermeye devam ediyor." açıklamasını yaptı.

"Et fiyatlarında ciddi artışlar yaşandı"

Öztürk, Kurban Bayramı öncesinde özellikle et ve süt ürünlerinde dikkat çekerek, "Özellikle Kurban Bayramı’na yaklaştığımız bu dönemde, son iki ay içerisinde Türkiye genelinde süt, süt ürünleri ve hayvansal gıda maddelerinde, özellikle de et fiyatlarında ciddi artışlar yaşandı. Geçen yılla kıyaslandığında süt, süt ürünleri ve ette neredeyse yüzde 100’e varan bir artışın olduğu görülüyor. Bu durum, Kurban Bayramı’nı ve kurbanlık fiyatlarını da ciddi şekilde etkilemektedir ve etkilemeye devam edecektir. Hem vatandaşın enflasyon karşısında gelirinin erimesi hem de fiyatların bu derece yükselmesi nedeniyle, bu yıl kurban kesimi konusunda vatandaşlarımızın yüzünün çok fazla gülmeyeceğine dair ciddi bir endişe bulunuyor." şeklinde ifade etti.

"Sağlıksız üretilen ürünler piyasada oldukça yaygın hale geldi"

Vatandaşlara alışverişlerde dikkatli olmaları çağrısı yapan Öztürk, "Piyasa şu anda oldukça hareketli. İnsanlarımız özellikle zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla gıda ürünlerine yoğun talep gösteriyor. Bu konuda tüketicilerimizden dikkatli olmalarını özellikle rica ediyoruz. Kurban Bayramı’na yaklaştığımız bugünlerde mutlaka iyi bir fiyat araştırması yapmalıdırlar. En önemlisi de son kullanma tarihi geçmiş ürünlere karşı çok dikkatli olmaları lazım. Son zamanlarda fiyatların yüksek olması nedeniyle gerek basında gerekse sosyal medyada sıkça karşılaştığımız üzere son kullanma tarihi geçmiş ürünler, tağşiş yapılmış içeriği değiştirilmiş ürünler ve merdiven altı diye tabir edilen sağlıksız ortamlarda üretilen ürünler maalesef piyasada oldukça yaygın hale geldi." diye belirtti.

"Zabıta ekiplerinin yaptığı denetimleri yetersiz buluyoruz"

Öztürk, mevcut denetimlerin yetersiz olduğunu söyleyerek, şu ifadelere yer verdi: "Denetim konusunda ise şunu özellikle belirtmek isterim: Her zaman ifade ettiğimiz gibi denetimler yapılıyor. İlgili bakanlıkların kurumları kendi mevzuatları çerçevesinde denetim faaliyetlerini sürdürüyor. Ancak bu konuda en yoğun denetimi gerçekleştirmesi gereken kurumlar Ticaret Bakanlığı ve bağlı il müdürlükleri ile belediyeler ve zabıta teşkilatlarıdır. Özellikle kendi ilimizde ve ilçelerimizde -il ilçe yönetimi ya da kişiyi hedef almak istemem- zabıta ekiplerinin yaptığı denetimleri yetersiz buluyoruz. Vatandaşlarımız zorunlu ihtiyaçlarını karşılasınlar fakat kesinlikle stokçuluğa yönelmesinler. Gereksiz bir telaşa kapılmamak lazım. Sanki büyük bir kıtlık yaşanacakmış ya da ürün bulunamayacakmış gibi bir düşünceye kapılmamalılar. Böyle bir durum kesinlikle söz konusu değildir ve olmasını da beklemiyoruz."

Yükselen enflasyona ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Öztürk, "Enflasyon bu şekilde devam ettikçe ve fiyat artışları sürdükçe insanların satın alma gücü her geçen gün biraz daha düşüyor. Buna örnek olarak et fiyatlarını verebiliriz; geçen yıla göre neredeyse yüzde 100’lük bir artış söz konusu ancak gelirlerde aynı oranda bir artış maalesef yaşanmadı." diye aktardı. (İLKHA)

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: