merkez medya - ali özdemir

Pamukta genetik devrim: 1000 yıllık süreç laboratuvarda birkaç yıla indirildi

Türk bilim insanları, CRISPR/Cas9 gen düzenleme teknolojisini kullanarak yerli pamuk tohumlarının lif uzunluğunu ve dayanıklılığını artırmayı başardı. Laboratuvardan tekstil ürününe kadar uzanan bu entegre projeyle, Türkiye'nin yüksek kaliteli pamukta dışa bağımlılığının bitirilmesi ve dünya pazarında daha rekabetçi olması hedefleniyor.

14 Nis 2026 - 14:30 YAYINLANMA
Pamukta genetik devrim: 1000 yıllık süreç laboratuvarda birkaç yıla indirildi

Tarım ve tekstil sektöründe ezberleri bozacak biyoteknoloji projesi, Türkiye'nin genetik mühendisliği alanındaki potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi. Türk araştırmacılar, klasik ıslah yöntemleriyle yıllar süren süreçleri genetik düzenleme teknolojisiyle kısaltarak, pamuk bitkisinin tekstil açısından en kritik özellikleri olan lif uzunluğu, inceliği ve dayanıklılığını hassas bir şekilde yeniden tasarladı.

Yaklaşık 3 yıldır devam eden ve ondan fazla yüksek lisans öğrencisinin emek verdiği proje kapsamında, Türkiye'nin dört bir yanından toplanan tohumlar laboratuvar ortamında geliştirildi.

Transgenik Hücre Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi (TRGENMER) AR-GE sorumlusu Beyza Aydın, bitki biyolojisinde doğanın hızını laboratuvar ortamında nasıl aştıklarını şu sözlerle anlattı:

"Normalde bitkilerin bin yıl süreyle doğal şartlarında geliştirebileceği genetik motifleri aslında laboratuvarımızda birkaç seneye indirgemiş bulunmaktayız. Deney süreçlerimiz boyunca istediğimiz bu aşamaya gelebilmek için yüzlerce başarısız bitkimiz, yüzlerce başarısız deneyimiz oldu. Bunların akabinde artık başarılı bir sonuca eriştiğimizi düşünüyoruz. Genetiğini geliştirdiğimiz bitkilerimizin büyüme süreçlerini desteklemek amacıyla iklimlendirme kabinleri, çeşitli besi yerleri kullanıyor ve fotoperiyotlara alıyoruz."

[Fotoğraf: AA]

"Amacımız uluslararası tohumlara yetişmek değil, onları geçmek"

Projenin yürütücülerinden Üsküdar Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü öğretim üyesi ve TRGENMER direktörü Dr. Cihan Taştan ise yapılan genetik mühendisliği çalışmalarının hedeflerine dikkat çekti. Taştan, halihazırda yerli pamuk liflerinin uzunluğunun uluslararası literatürden yaklaşık yüzde 10 daha kısa olduğunu belirterek, bu farkı kapatmaktan çok daha ötesini hedeflediklerini vurguladı:

"Çalışmalarımızı bitki alanında, pamuk tohumlarında özellikle lifleri uzatan, lif kuvvetini arttıracak bir şekilde tasarladık. Bu şekilde biz artık genetiği geliştirilmiş, lif uzunluğu ve lif mukavemeti arttırılmış pamukları yetiştirdik. Liflerimizin sonuçlarına göre bizim hedefimiz yerli tohumların liflerinden yaklaşık yüzde 30 ile 40 daha fazla, daha uzun lifler üretmek. Şu anki bütün genetik mühendisliğimiz bu kapsamda. Bundan dolayı da sadece uluslararası tohumlara yetişmekle kalmayıp aslında onların da verimini artırabilecek, onları geçebilecek bir genetik mühendislik yaklaşımı izledik."

[Fotoğraf: AA]

Yerli pamuk tohumlarının geliştirilme sürecinde tamamen öz kaynakların kullanıldığını belirten Taştan:
“Bu projede bizim için bir diğer değerli nokta öğrencilerimizin katkısıydı. Buse Kaptan Tekin ve Naz Ceren Ünal başta olmak üzere pek çok yüksek lisans öğrencimizin katkısıyla bu projeyi geliştirdik.”

Milyar liralık ekonomik katkı ve küresel rekabet

Türkiye, dünya pamuk üretiminde önemli bir konumda olmasına rağmen kaliteli hammaddede dışa bağımlı bir tablo çiziyor. Yıllık yaklaşık 1,1 milyon ton pamuk ithalatı yapılırken, ihracat yalnızca 40 bin ton seviyelerinde kalıyor. Türk bilim insanlarının bu projesi, ithalat bağımlılığını azaltacak stratejik bir hamle olarak görülüyor.

[Fotoğraf: AA]

Taştan’a göre lif kalitesinde sağlanacak yüzde 15-20 oranındaki iyileşme ile Türkiye’nin pamuğu, ABD Pima ve Mısır Giza gibi dünyanın en kaliteli pamuklarıyla rekabet edebilir hale gelecek. Uluslararası standartlarda testleri yapılan ve sadece pamuk lifi olarak değil, iplik ve kumaş performansı da ölçülen projenin, 5 yıl içinde milyonlarca dolarlık yüksek katma değerli ihracat potansiyeli yaratması ve uzun vadede ülke ekonomisine milyarlarca lira katkı sağlaması öngörülüyor.

Daha az su ve kimyasal gerektiren, sürdürülebilir pamuk çeşitlerinin de hedeflendiği belirten Dr. Cihan Taştan vizyonlarını şu ifadelerle özetliyor:

"Biz bu projeyle sadece pamuk üretmiyoruz; Türkiye’nin tekstil sektörünü genetik düzeyde yeniden tasarlıyoruz. Hedefimiz, ithalat yapan değil, yüksek kaliteli pamuk ihraç eden bir ülke olmak."

Kaynak :
trthaber.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: