Şile Belediyesi soruşturmasında ilk duruşma tamamlandı
İstanbul Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık Sercan Taşkaya, 2024 yılında belediyede işe başladığını ve memurluk teklif edildiğini belirtti.
Belediyede çeşitli işlerde kullanıldığını ve bazı olaylara tanık olduğunu öne süren Taşkaya, bu durumdan rahatsızlık duyduğunu ve kendisini kullanılmış hissettiğini ifade etti.
Taşkaya, daha sonra Fen İşleri Müdürlüğüne geçtiğini ve ardından belediyedeki görevinden ayrıldığını belirterek, şunları söyledi:
"Özgür Kabadayı, S. isimli kadının yanına gitmemi söyledi. Ben de yanına gittim. S. isimli kadın bana çay ikram etti. Ardından masanın altından kağıt içinde zarf uzatarak 'Say istersen.' dedi. Ben o an para olduğunu anladım. Göz ucuyla baktığımda paranın dolar olduğunu gördüm. Ben hoşnut olmadım bu durumdan çünkü ben ne alacağımı bilmeden gittim oraya. Sonrasında 'Siz saydıysanız gerek yok.' dedim ve elimi sürmek istemediğimi söyledim. Oradan çıkarak makamında Özgür Kabadayı'ya teslim ettim. Kabadayı'ya böyle işlere karışmak istemediğimi belirttim. O da bana bağırdı, çağırdı, kızdı."
Abdulhamit Kanmaz'ın bir gün başkanın makamına çantayla geldiğini anlatan Taşkaya, "Ben koridordaydım o sırada. Geri çıktığında elinde çantası yoktu. Sonrasında Özgür Kabadayı, beni çağırdı, çantayı bana vererek 'Çantayı arabaya koy.' dedi. Ardından çantadan para çıkartarak 'Bununla da Berna Başkan'a telefon al.' dedi. Çantayı arabaya bıraktım, sonra da gidip Berna Başkan'a doğum günü hediyesi telefonu aldım, teslim ettim." beyanında bulundu.
Taşkaya, çantanın içine bakmadığını ve para olup olmadığını bilmediğini söyleyerek, "Özgür Başkan da çantanın içinden parayı çıkarıp vermişti. Ben ilk başta rüşvet parası olduğunu düşünmemiştim ama daha sonra söylemler çıkınca birleştirdim taşları. Haşim Bey (Haşim Taş), belediyeye başkanının yanına poşetle girdi ama poşetsiz çıktı. Sonra başkan yine beni çağırdı ve poşeti arabaya bırakmamı söyledi. Poşetin içine bakmadım, para olup olmadığını görmedim." ifadelerini kullandı.
Özgür Kabadayı ve ailesine telefon aldığını, tatil rezervasyonlarını yaptırdığını öne süren Taşkaya, Kabadayı'nın çeşitli yerlerde kendisine verdiği paraları hesabına yatırdığını, ardından istenen alışverişleri ve Bodrum tatili dahil rezervasyonları kendi kredi kartından tek çekimle gerçekleştirdiğini anlattı.
Taşkaya, üzerine atılı diğer suçlamaları kabul etmedi.
"BEN BUNU YAPMAMIŞ OLSAYDIM ŞİLE'DE MEVCUT OLAN SANTRALİM ENGELLENECEKTİ"
Tutuksuz sanık Abdulhamit Kanmaz ise belediyeye ve kaymakamlığa çeşitli zamanlarda hayır amaçlı destekte bulunduğunu söyledi.
Mahkeme başkanının, sanık Oğuz Kaçmaz'ın kendisinden 1,5 milyon lira talep edip etmediğini sorması üzerine Kanmaz, "İstedi. Vermezsem 'Diğer tesisleri de kapatırız, zorluk çıkarırız.' tarzı şeyler söyledi." dedi.
Kanmaz, "Oğuz Kaçmaz, dükkanıma geldi, yanında birisiyle. Dükkanda teslim ettim parayı yanında gelen delikanlıya. Ayrı poşetlerde lira olarak 2 farklı tarihte 2 parça halinde 1,5 milyon lira para teslim ettim. Paraları meyve poşetinde verdim." ifadelerini kullandı.
Mahkeme başkanının Özgür Kabadayı'ya odasında çanta içinde para verdiği iddialarını sorması üzerine Kanmaz, "Hayatımda Şile Belediyesine çantayla girmedim. Hayatımda çanta da kullanmadım." diye konuştu.
Kanmaz, bu olayların sanayideki dükkanın ruhsatı verilmeden önce yaşandığını, daha sonra ise ruhsatın iptali için dilekçe yazılmasının kendisinden talep edildiğini belirterek, "Ben bunu yapmamış olsaydım Şile'de mevcut olan santralim engellenecekti." beyanında bulundu.
Tutuksuz sanık Haşim Taş da belediye başkanının makam odasına poşetle girip poşetsiz çıktığı ve belediyeye para verdiği iddialarını reddetti.
Hakkında ifade veren kişilerin kendisini başkasıyla karıştırmış olabileceklerini savunan Taş, belediye kayıtları incelendiğinde Özgür Kabadayı ile belediyede görüşmediğinin ortaya çıkacağını, Kabadayı ile yalnızca 1-2 kez belediye dışında görüştüğünü söyledi.
Savunma sırası gelen tutuksuz sanıklardan Baki Aydöner, sağlık sorunları gerekçesiyle mahkemeye mazeret dilekçesi sunarak savunmasını daha sonra yapmak istediğini bildirdi.
Mahkeme heyeti, Aydöner'in mazeretini kabul ederek savunmasının daha sonra alınmasına karar verdi.
Bugünkü duruşmada 7 tutuksuz sanığın savunması alındı, duruşma çarşamba gününe ertelendi.