Son dakika... Okul Güvenliği Protokolü imzalanıyor! Bakanlar Çiftçi ve Tekin'den açıklamalar
Okul Güvenliği Protokolü İmza töreninde konuşanİçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin açıklamaları şöyle; Öğrencilerimizin velilerine büyük görevler düştüğünü ifade etmek istiyorum. Velilerimize sesleniyorum. Onlar da çocuklarını takip etsinler. Çocuk okula, okuldan eve geldiğinde, odasına çekildiğinde hangi internet sitesine giriyor, kimlerle arkadaşlık ediyor? Bunları mutlaka gözlemlesinler. Yine çocuğun okula devam edip etmediğini, kimlerle arkadaşlık ettiğini, okuldan çıktıktan sonra internet kafelere veya oyun salonlarına gidip gitmediğini takip etsinler. Bu şekilde olursa, velilerimiz de üzerine düşeni yaparsa biz İçişleri Bakanlığı olarak, Millî Eğitim Bakanlığı olarak, diğer bakanlıklar olarak gerekli tedbirlerimizi aldık. İnşallah huzurlu bir şekilde bu eğitim öğretim yılının da sona ermesini Cenab-ı Hak'tan niyaz ediyorum. Ben tekrar eğitim öğretim yılının hayırlı uğurlu olmasını, kazasız, belasız, güvenli bir şekilde sona ermesini diliyorum.
Bakan Çiftçi'nin ardından söz alanMilli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in açıklamaları şöyle;Öncelikle 2026-2027 eğitim öğretim yılının ülkemiz için, milletimiz için ve bütün insanlık için hayırlı sonuçlar doğuracak, başarılı ve huzurlu bir şekilde tamamlanmasını temenni ediyorum. İnşallah biraz önce Bakanımızın saydığı diğer bakanlıklarla birlikte devletin bütün birimleri el ele bu eğitim öğretim yılının da sağlıklı bir şekilde devam etmesi için tüm tedbirleri aldık. Ben bu vesileyle geçtiğimiz yıl içerisinde yaşadığımız elim olaylarda hayatını kaybeden Fatma Nur öğretmenimiz, Ayla öğretmenimiz ve öğrencilerimize bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum. Ailelerine başsağlığı ve sabır diliyorum. İnşallah bu yıl benzeri olayların yaşanmadığı, eğitimin niteliğini konuştuğumuz, eğitimin niteliği üzerine odaklandığımız bir yıl olmasını temenni ediyorum.
Değerli arkadaşlar, Türkiye her alanda olduğu gibi eğitim öğretimde de 2002'den itibaren uluslararası boyutta, her ortamda dikkat çekici bir başarıyı gösteriyor. Bu hem fiziki kapasite itibarıyla hem eğitim öğretimin niteliği itibarıyla uluslararası ortamlarda göğsümüzü kabartacak cümlelerle karşı karşıya bulunmamızı da sağlıyor. Çok yakın bir tarihte, 8 Eylül'de Bratislava'da OECD'nin eğitim değerlendirmesi üzerine yaptığı toplantıda, hem PISA skorlarının hem ülkelerin eğitim öğretim süreçleri ile ilgili yaptığı toplantılarda Türkiye'de gerek fiziki kapasite olarak, derslik başına öğrenci sayısı, okulların fiziki imkânları, teknolojik imkânları, insan kaynakları, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı ve benzeri açısından çok şükür OECD göstergelerinin üzerine çıkmış durumdayız. Aynı şey PISA skorları için de geçerli. Birçok alanda doğrudan PISA yönetiminin Türkiye ile ilgili övgü dolu cümleleri ile karşı karşıya olduk. Bu çok mutluluk verici bir şey. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın eğitimi öğretimi, bu ülkede çocuklarımızın hak ettiği konforda eğitim alması için, hak ettiği nitelikte eğitim alması için çeyrek asırlık verdiği mücadelenin neticesinde bu güzel günleri gördük. Dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımıza bu açıdan Millî Eğitim Bakanı olarak şükranlarımı sunuyorum.
Bu girizgâhı yapma sebebim şu. Bir taraftan biz bu tür güzel gelişmeleri yaşarken, bir taraftan da Türkiye'de toplumun huzurunun, millî dayanışmanın, adaletin, demokrasinin, insan haklarının tesis edilmesinden ve insan onuruna yakışır bir biçimde eğitim öğretim süreçlerinin yürümesinden rahatsız olanlar, kuşkusuz bu rahatsızlıklarını Maraş'ta, Siverek'te gördüğümüz olaylardaki gibi çocukları kullanarak veya sanal ortamları kullanarak bu huzur ortamını sabote etmeye çalışıyorlar. Kamu kurumlarıyla birlikte, bakanlıklarla birlikte biz de bu art niyetli mihverlere meydanı bırakmayacak tedbirleri hep birlikte almış olduk.