Viyana’da çalındı Türkiye’de çıktı
NESLİHAN KESKİN Haber Merkezi - Almanya vatandaşı Michael K., 28 Ocak 2023’te Avusturya’nın başkenti Viyana’da seyahat ettiği sırada hırsızlık olayına maruz kaldı. Kolundaki 7 bin 990 euro (450 bin TL) değerindeki “Rolex Oyster Perpetual Datejust 41” marka saat, çalındı. Olayın ardından Avusturya polis birimlerine başvuran Michael K., şikayette bulundu. Viyana polisince hazırlanan tutanakta olayın ağır/nitelikli hırsızlık kapsamında değerlendirildiği, Rolex marka saatin ise çalınan eşya olarak kayda geçirildiği belirtildi. Michael K. ayrıca Rolex Müşteri Hizmetleri’ne başvurarak saatin çalıntı olarak sisteme işlenmesini sağladı.
Türkiye’de ortaya çıktı
Michael K., daha sonra Rolex Müşteri Hizmetleri tarafından arandı. Kendisine, çalınan saatin Türkiye’de Rhodium Mağazacılık ve Dış Ticaret AŞ tarafından işletilen Zorlu Center’daki yetkili Rolex temsilciliği ve teknik servisinde bulunduğu bildirildi.
Konu yargıya taşındı
Bunun üzerine Türkiye’deki şirketle iletişime geçen Michael K., saatin kendisine ait olduğunu belirterek iade edilmesini istedi. Ancak şirketin saati teslim etmemesi üzerine konu yargıya taşındı.
Michael K.’nın avukatı Yücel Aslan tarafından İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’ne sunulan dava dilekçesinde, saatin şirkete kim tarafından ve ne zaman getirildiğinin, hangi kimlik bilgileriyle işlem yapıldığının bilinmediği belirtildi. Dilekçede, bu bilgilerin şirketin servis, müşteri kabul, teslim, kamera ve işlem kayıtlarının incelenmesiyle ortaya çıkabileceği ifade edildi.
‘Tüm belgeler sunuldu’
Avukat Aslan, dava dilekçesinde müvekkilinin saatin sahibi olduğunun satış faturası ve seri numarası bilgileriyle ortaya konulduğunu belirterek, Avusturya makamlarının hırsızlık kaydı ile Rolex’in çalıntı veri tabanı kaydının da dosyaya sunulduğunu ifade etti.
Tedbir kararı istendi
Mahkemeden ayrıca saatin üçüncü kişilere devredilmesinin, gizlenmesinin veya elden çıkarılmasının önlenmesi amacıyla tedbir kararı verilmesi istendi. Davanın ilerleyen aşamalarında saatin Türkiye’deki yetkili servise kim tarafından getirildiği, servis kayıtlarında hangi işlemlerin yapıldığı ve saatin halen nerede bulunduğuna ilişkin kayıtların incelenmesi bekleniyor.
‘Servisin yükümlülüğü var’
Dilekçede, Rhodium Mağazacılık’ın yetkili satıcı ve servis sıfatı nedeniyle saatin kontrolü, korunması ve muhafazası konusunda özen yükümlülüğü bulunduğu ileri sürüldü.
Yüksek değerli lüks saatlerde yalnızca saati getiren kişinin beyanıyla işlem yapılmaması gerektiği savunulan dilekçede, seri numarasının kontrol edilmesi ve çalıntı kaydı bulunması halinde gerekli mercilere bildirimde bulunulması gerektiği belirtildi.
Davacı taraf, saatin halen şirketin elinde bulunması halinde Michael K.’ya teslim edilmesini istedi. Saatin üçüncü kişilere verildiğinin anlaşılması durumunda ise şirketin kontrol, koruma ve muhafaza yükümlülüklerine aykırı davrandığı gerekçesiyle 7 bin 990 euro tutarındaki zararın faiziyle birlikte ödenmesi talep edildi.
Çalıntı saatler nasıl tespit edilir?
Milliyet Gazetesi Yazarı Mehmet Çelik çalıntı saatlerin nasıl tespit edildiğiyle ilgili şu bilgileri verdi: “Çalıntı lüks saatlerin takibinde temel araç, saatin seri numarasıdır. Hırsızlık polise bildirildikten sonra marka tarafından kendi kayıt sistemlerine veya bağımsız veritabanlarına işlenir. Saat yetkili servise veya bir müzayede evine geldiğinde seri numarası kontrol edilir. Çalıntı kaydıyla eşleşme varsa ilgili taraflar bilgilendirildiğinde hukuki süreç başlar. Rolex’in kayıt sistemi dışarıya kapalıdır.”
Sistem nasıl işliyor?
Çelik şöyle devam etti: “Sektörün en kapsamlı aracı The Watch Register (WR) veritabanıdır. Rolex’in kendi kayıp/çalıntı kaydı paylaşılmasa da, WR veritabanı büyük ölçüde aynı verileri, üstüne Rolex’e hiç bildirilmemiş çalıntıları da içeriyor. Bu sistemde yılda 250.000’in üzerinde ikinci el saat kontrol ediliyor, günde ortalama 5 kayıp/çalıntı saat tespit ediliyor. Temel yaklaşım, saatin seri numarasıyla kutu/kağıt seti bilgilerinin uyuşması. Ama çalınan saatlerin üçte biri kutu ve garanti belgesiyle birlikte piyasaya sürülüyor, çünkü bunlar da çalınabiliyor hatta sahte belgeler üretiliyor. Habere göre saati tespit eden Türkiye’deki yetkili servis değil de Rolex’in kendi müşteri hizmetleri/çalıntı kayıt sistemi. Yani mağdur önce Avusturya polisine, sonra Rolex’e bildirimde bulunmuş; saat servise girdiğinde (muhtemelen bakım veya orijinallik/garanti sorgusu sırasında) seri numarası Rolex’in merkezi sistemine düşmüş ve eşleşme olmuş. Sorun saatin kayıp/çalıntı olduğu belli olmasına rağmen hukuki sürecin işletilmeyip saatin iade edilmemesi.”